Türkçe English
MEZBAHALARDA İKİZRAY SİSTEMLERİ

   Tarihe bakıldığında ilk mezbaha örneklerini, Selçuklular’da kasapların toplu kesim yaptığı alanlar olarak görmekteyiz. Osmanlılar’da ise halkın et ihtiyacı, lonca teşkilatının kasapları tarafından temin edilirdi. Sefer halinde iken Osmanlı Ordusu’nun et ihtiyacını da mola yerlerinde kurulan seyyar mezbahalar tarafından karşılanırdı.



   Osmanlılar hayvan kesimine bu kadar önem verirken, diğer ülkelerde hayvan kesimi ile ilgili hiçbir teşkilat yoktu. Batılı ülkelerde ise ilk mezbahaların ancak 17. YY’da kurulabildiğini tarihten öğreniyoruz.



   1453 yılında İstanbul’un fethi sonrasında, Fatih Sultan Mehmet’in emriyle Yedikule’de yerleşik büyükbaş / küçükbaş kesimi için mezbahalar kurulmuş ve şehrin diğer yerlerinde kesim yapılması yasaklanmıştır. Sonraki yıllarda İstanbul nüfusunun artmasıyla Yedikule mezbahaları yetersiz kalmış, yeni bir mezbaha kurulması gündeme gelmiştir. Yeni mezbahanın şehrin dışına kurulmasına karar verilmiş ve şimdiki Sütlüce’ye bu mezbaha kurulmuştur. Sütlüce Mezbahası, Yedikule Mezbahası’na göre daha modern, daha büyük, daha çok kesim yapma kapasitesine sahipti.



   Mezbahacılık, 1936 yılında yapılan sanayi kongresi ardından önem kazanmıştır. 1946 yılında ABD’den gelen uzmanlar, mezbaha konusunda bir proje hazırlamışlar ve yetkililere sunmuşlardır. 1952 yılına gelindiğinde Et ve Balık Kurumu (EBK) kurularak mezbahalarda havai hat sistemine geçilmiştir. Bu sistem, sonraki yıllarda birçok belediye mezbahasına örnek olmuş ve monoray sistemli kesim tamamen uygulanmıştır. Günümüzde ise yasalar gereği, kasaplık hayvanların yerde kesimi yasaklanmış, kesimlerin tamamen havai hatlarda yapılması uygun görülmüştür.


   Havai hatlarda ilk uygulama, lama demir üzerinde yürüyen döküm tekerlekli kancalar şeklinde iken kullanımı daha kolay, sağlamlık açısından yine 60 çaplık boru sistemi üzerinde daha geniş oturumlu makaralar yapılmıştır. Demir üzerine tek hatta yürüyen bu sistemler, özellikle işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından oldukça riskli olduğundan, Batı Avrupa ülkelerinde yeni bir çalışma yapılmıştır. Sonuç olarak ikiz ray üzerinde plastik tekerlekle yürüyen sistem dizayn edilmiştir. Bu sistemler ilk olarak Fransa ve Belçika’da kullanılmaya başlanmıştır. Sonrasında ise birçok AB ülkesi bu sisteme geçme kararı almıştır.

   Sanet Ray, kesimhane ve et depoları taşıyıcı sistemlerinde ikiz ray transferlerini kullanmış ve geliştirmiştir. Karkas depolarında yapılan çalışmalar sonunda kısa sürede başarı elde edilmiş ve Sanet Ray sektöründe ilk üç firma arasındaki yerini almıştır. İlerleyen çalışmalar sonunda ikiz ray sistemi Türkiye’de ilk kez büyükbaş ve küçükbaş kesimlerde uygulanmış ve başarılı olmuştur.

   Sanet Ray tarafından yapılan bu sistemler, gerek yurtiçinde gerek yurtdışında birçok kurum ve mezbaha tarafından başarıyla kullanılmaktadır.

 


SANET
Vet. Dr. Ahmet YÜCESAN