Türkçe English
YENİ GIDA MEVZUATI

 

   Panelde Aralık 2011’den bu yana Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren gıda mevzuatına dair düzenlemeler hakkında İstanbul Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Adnan Tepe katılımcılara detaylı bilgi verdi. İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan ise mevzuatın veteriner hizmetleri ve mesleki balımdan getirdiği yenilikler ve önemli hususları hakkında görüş ve değerlendirmelerini aktardı. Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım tarım sektörünün medya ile ilişkileri ve medyanın gıda, tarım haberlerine bakışı yönünden ele aldığı konuşmasında mesleki tecrübelerini paylaştı. Medyanın bakışıyla mevzuatı değerlendiren Yıldırım, özellikle uzmanlık isteyen bu tür çalışmaların kamuoyu ve gazeteci tarafından anlaşılırlığı üzerinde durdu.
İkinci oturumda kırmızı et sektöründe faaliyet gösteren firmalar, konunun kırmızı eti ilgilendiren tarafları ile birlikte sektörün güncel meselelerini tartıştılar. ETBİR Başkan Vekili Mustafa Albayrak’ın yönettiği oturumda söz alan firma temsilcileri Hakan Akkoyun ve M. Emin Arslan mevzuatın hayata geçirilmesi ve uygulamaya üzerinde durdular.


    Tüm bu düzenlemelere rağmen gıda güvenliğinde sorunun kaynağının konuşulmadığını belirten  Bonfilet Yönetim Kurulu Başkanı ve ETBİR üyesi Hakan Akkoyun; “Kaynak düzeltilmeden yazılı düzenlemeler hiçbir şeyi tek başına değiştiremez. Üreten, işleyen, satan herkes bu kurallara vakıf olmalıdır. Üretici iyi bir hayvan yetiştirdiğinde mükafatını sanayiciden ve desteklemelerden görmelidir. Daha hızlı bir şekilde yol almamız için sade, anlaşılır bir şekilde tanıtım kitleriyle taban bilgi yayılmalıdır. Yeni düzenlemelerle olabildiğince sade, bürokrasisi azalmış işlemlerle sistem kayıt altına alınmalıdır” dedi. Akkoyun kırmızı et sektörünün yeni sanayileşmeye başlayan bir sektör olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “İlk Gıda Kodeksi oluşumunda ETBİR adına komisyon üyesi olarak, kanatlı ve kırmızı et karışımına şiddetle karşı çıktık. Ama bu karışım izni gelip ilk olarak sanayiciyi vurdu. Bu üretimler denetlenemedi, merdiven altı üretim gelip sanayiciye çarptı. Sonuçta çözüm tüm süreci ve üretimi kayıt altına almaktır.” Kırmızı etin Türkiye’de çok büyüyeceğini düşündüğünü belirten Akkoyun “Kırmızı eti bilen, tüketmeyi bilen, seven ama tüketemeyen bir toplumuz. Sanayici, üretici ve kamunun sürekli istişare ve işbirliğine ihtiyacı var. Üretimde 10. sıradan 136. sıraya geldik ama başaracağız” diye ekledi.


    Etçii Genel Müdürü M. Emin Arslan ise “Yeni mevzuat ile onay almış firmalar dışında merdiven altı üretimin nasıl engelleneceğini anlayabilmiş değilim” diyerek, denetlenmeden kesim yapan küçük işletmeler, 3. Sınıf mezbahalar neler yapılacağını yetkili otoritelerden öğrenmek istediğini belirtti. Et mamulü üretiminde tavuk kemiği ve atıklarının kullanımının 1,5 milyon ton civarındaolduğunu düşündüğünü belirten Arslan, “Büyük marketlerin 5 TL’lik kampanyalarında hala bunu görüyoruz. En iyi denetçi tüketicidir yaklaşımı doğru bir yaklaşım. Tüketici bu konuda bilinçlendirilmeli” dedi.